
Kurban için, Yasa koyucular ile Yerel yönetimlerin yükümlülükleri
Geleneksel bayram etkinlikleri içersinde fertler ağırlıklı olarak kurban etinin değerlendirilmesine önem vermekte, deri ve sakatat üzerinde fazlaca durmamaktadır. Bağırsak, işkembe, baş, ayak gibi kısımları yardım şeklinde değerlendirmeyi veya atmayı tercih etmekte; kendi kullanımları dışına çıkması nedeniyle de bu maddelere gereken ilgiyi göstermemektedirler.
Ülkemizde mezbahanelerde kesilen hayvan derilerinin %70-80 kırsal ve kurban kesimlerinin ise %50-60 'ı değerlendirilebildiği tahmin edilmektedir. Üretilen derilerin bir kısmının kırsal alanda yer örtüsü, süs eşyası, peynir tulumu, seccade olarak ta kullanıldığını hepimiz bilmekteyiz. Bu nedenle elde edilen derilerin bir kısmı toplama, muhafaza ve nakil güçlükleri nedeniyle değerlendirilememektedir.
Diğer taraftan kesim sonrası oluşan ve insan gıdası olarak tüketilemeyen yan ürünler ile birçok hastalık etkeninin taşıyabilen her türlü atık, uygun biçimde ortamdan uzaklaştırılmamakta ve gerek çevre kirliliği gerekse salgın hastalıkların yayılmasına zemin hazırlamaktadır.
Bu nedenle; kan, işkembe ve bağırsak içerikleri ile tüketilemeyecek karaciğer, akciğer gibi organ veya organ kısımları,çevreye atılmamalı, akar sulara ve kanalizasyon kanallarına dökülmemeli, sızdırmaz naylon torbalara konularak çöpe atılmalı ya da mümkünse derin çukurlara gömülmelidir. Önlem olarak kesim sonrası atık yönetimi, disiplini ve atık poşeti dağıtımı dahil yerel yönetimlerin sorumluluğuna verilmelidir.
İlçe belediyelerinde norm kadro çalışması sonucunda veteriner teşkilatının kaldırıldığını, halka bu konuda kalite anlayışıyla müşteri gözüyle bakılması ve hizmet götürmek için uğraşılması gerektiğini, ancak Veteriner Hekimlerin Yönetsel Yetkinliklerinin bulunmadığını görüyoruz. Norm kadro düzenlemeleri adı altında bir süre önce birçok belediyelerimizde ortadan kaldırılan Belediye Veteriner İşleri Müdürlüklerinin tekrar kurularak, koruyucu halk sağlığı hizmetlerine katılımlarının aktif hale getirilmesi gerekmektedir.
Gıda Güvenliği ve Hijyen etkinliği açısından, hayvan pazarlarında ve kurban bayramı süresince kesim yerlerinde, resmi görevlendirmelerin dışında Türk Veteriner Hekimler Birliği organizasyonunda Veteriner Hekim Odaları tarafından oluşturulacak havuzdan yerel yönetimlerce hizmet alınması şeklinde hayvan satış ve kesim sayısına endeksli olarak yeteri sayıda veteriner hekim görevlendirilmesi önerdiğimiz çözümler arasındadır.
Kurban kesiminde görev alacak kalifiye elemanların ve kasapların iş kazası ve kesim hatalarının önüne geçilebilmesi amacıyla eğitimin Kalfalık mevzuatına uygun olarak MEB tek elden yapılmasının ve sertifikalandırılmasının mevcut yasalarla uyumlu olacaktır.
Önümüzdeki döneme kadar mutlaka yasa koyucularca, Kurbana özel, saha/arazi şartlarında satış ve portatif toplu kesim yerlerinin kurulması,gıda güvenliği ve hijyeni ile kesim sonrası atık yönetimini içeren özel bir yönetmeliğin Tarım Bakanlığınca hazırlanması ve Kurban mevzuat yetkilerinin Tarım bakanlığında tek elde toplanmasını ve yerel yönetim merkezli icra edilmesini öneriyoruz.
************************************************************************************************************************************************************
KUŞ GRİBİ (TAVUK VEBASI) NİN GIDA GÜVENLİĞİ YÖNÜNDEN DEĞERLENDİRİLMESİ
KONU: Kuş Gribi (Tavuk Vebası) Basın Bülteni
Öncelikle Dünyanın ortak problemi olan Kuş Gribi nedeniyle vefat eden üç yavrumuza Allah (c.c.) dan rahmet, ailesine başsağlığı ve sabır diliyoruz.
Sayın Tarım Bakanımızın
bölgeye intikal etmesiyle birlikte kişisel teknik bilgi yetkinliğinin olmasının
Manyas vakasındaki müdahale tecrübelerinin bu bölgede de uygulanarak tedbirlerin
zamanında alınmasının ülkemiz için büyük bir şans olduğunu değerlendiriyor ve
uluslararası en geçerli yöntemlerin Tarım ve Köyişleri Bakanlığı karantina ve
hastalıkla mücadele ekiplerince uygulandığını gözlüyor, doğru ve yerinde
olduğunu destekliyoruz.
Literatürler ; Kuş Gribinin bugüne kadar Dünyada 140 insana bulaştığı ve
bunlardan ikisi ülkemizde olmak 62 kişinin durumunun ölümle sonuçlandığı, Kuş
Gribine yakalananların çoğunluğunun Uzak Doğu ülkelerinde açık tavuk besisi
(kırsal tavukçuluk) ve satışını yapan insanlar ile hastalıklı hayvanlara direk
temas eden kişilerde görüldüğü bildirilmektedir. Ayrıca tedaviyi kabul etmeyen
bir Veteriner Hekimin de bu hastalık nedeniyle vefat ettiği bilinmektedir.
Kuş Gribinin kümes hayvanlarına ve hayvanlardan insanlara ortak kullanım alanlarında temas, salya, dışkı ile bulaşmakta, ancak kesinleşmemiş bir vaka hariç insandan insana bulaşmanın bugüne kadar görülmediği bilinmektedir. Bu durum ileriye yönelik, virüsün değişime uğrama ve yayılma riskini tamamen ortadan kaldırmamaktadır.
Bugüne kadar hastalığın çıktığı bütün ülkelerde Veteriner Hekim kontrolünde üretim yapan ve çiftlikten sofraya Gıda Güvenliği esaslarını yerine getiren, Tarım ve Köyişleri Bakanlığı muadili devletin resmi denetiminden izin belgeli entegre Kanatlı ve Kanatlı Eti Ürünleri tesislerinde üretilen gıdalardan hiç bir ülkede gıda tüketimi ile hastalığın bulaşmadığı bilimsel kayıtlarda geçmektedir.
Tüketicilerimiz, ülkemizde üretilen Kanatlı ve Kanatlı Eti Ürünlerini (yumurta dahil) tüketebilmesi için; Tarım ve Köyişleri Bakanlığından üretim izinli, Veteriner Hekim kontrolünde üretilen, ambalajlı ve etiket bilgilerine uygun olarak rafa konulan ürünleri satın alması, satın alırken üretim ve son kullanma tarihi ile saklama koşullarını kontrol etmesi gerekmektedir. Kesinlikle üretim ve satış noktasında Veteriner Hekim kontrolü olmayan, Tarım ve Köyişleri Bakanlığı izni bulunmayan tesislerden, açık pazar gibi ortamlardan ve kökeni belirsiz/şüpheli açık ürünlerden satın almamaları gerekmektedir.
Tüketim amacıyla canlı satış yapan kanatlı pazarlarından alışveriş yapılmamalı, kesme işlemine katılmamalı ve şüpheli hayvanların tüy ve dışkılarına temas edilmemelidir.
Tüketicilerimiz, alışveriş yaptığı marketlerde, gıda güvenliği yönünden seçici olmalı, genel hijyen kurallarına uymayan marketleri alışverişlerinde tercih etmemeli ve tüketici müfettişi edasıyla marketlerin hijyeni ve kanatlı ürünlerin izlenebilirlilik anlamında menşei sorgulamalıdır. Net cevap alınamadığı durumlarda ve kanatlıların vitrin görüntüsü normalin dışında koyulaşma, kötü koku ve kanama belirtileri gözlemleniyorsa, satın alma yapılmamalı ve bu satıcıların durumu yetkili mercilere bildirilmelidir.
Çiğ kanatlı etleri ile yemek hazırlama durumunda temas eden eller, göz, ağız gibi boşluklara sürülmemeli ve zaman geçirmeden 420C - 450C de bol sıcak su ile sabunlayarak eller yıkanmalıdır. Ayrıca bu ürünlerde kullanılan ıstma işlemine tabii olmayan bıçak, doğrama tahtası/plastiği vb. ekipmanlar ise ellerde olduğu gibi en az aynı derecedeki sıcak su ve bulaşık deterjanı ile zaman geçirmeden yıkanmalıdır.
Kanatlı ürünler satın alındığında aynı gün tüketilmeyecek ise, özel gıda poşetlerinde diğer gıdalarla direk temas etmeyecek şekilde muhafaza edilmesine dikkat edilmeli, yumurta seçiminde ise üzeri dışkılı ve kirli görünümdekiler satın alınmamalı ve yıkanmadan buzdolabında muhafaza edilmelidir. (Yumurta ancak, tüketimden/kullanımdan hemen öncesi yıkanabilir.)
Her ne kadar gıda olarak tüketilmesinden dolayı insanlara hastalık bulaşmadığı bilinsede; Kuş Gribi virüsünün gıda da olması ihtimali düşünüldüğünde, yumurta dahil kanatlı ürünlerinin 600Cde yarım saat veya 720Cde 15 dakikalık iyi pişirme sonucunda insan sağlığı yönünden herhangi bir risk bulunmamaktadır.
Toplu tüketim yerleri Kanatlı ve Kanatlı Eti Ürünleri sipariş ettiklerinde; ürünlerin Tarım ve Köyişleri Bakanlığı izinli tesislerden tedarik edildiğini ve ürünün taşınması dahil Gıda Güvenliği şartlarını yerine getirdiğine dair imal tarihi ve parti-seri no bazında üreticinin sorumlu Veteriner Hekimden onaylı güvence belgesi istenmelidir.
Kanatlı ve kanatlı eti ürünlerinde, gıda laboratuvar analizi metodu anlamında analizinin pratik uygulaması bulunmamaktadır.
Ekonomik, lezzetli ve hayvan kökenli kıymetli bir protein kaynağı olan kanatlı ürünlerini, diğer gıdalarda olduğu gibi Veteriner halk sağlığı yönünden dikkatle kurallar uygulandığın da tüketilmemesi için, hiç bir gerekçe bulunmamaktadır.
Kanatlı tesislerinde görev alan personelin dikkat edeceği hususlar için gerekli korunma ve mücadele hususlarının Tarım ve Köyişleri Bakanlığınca hazırlanan bu konudaki talimatnameden yararlanması gerekmektedir.Talimatnameye bu linkten ulaşılabilinmektedir.
Kurban bayramı nedeniyle hayvan hareketlerinin artmasına bağlı olarak kurbanlık hayvanlardan kuş gribinin direk yayılması söz konusu değildir.Kuş gribi virüsünün kanatlı dışındaki hayvanlardan aracı olarak sadece domuzların etkin rol oynadığı, atların da taşıyıcı olabileceği literatürlerde belirtilmektedir.Ülkemizde Kurbanlık olarak seçilen gevişgetiren hayvanlara kuş gribinin bulaştığı ve hayvandan hayvana veya kurbanlık hayvanlardan insana geçtiği bu güne kadar bilimsel otorite kaynaklarında görülmemiştir.İndirekt (Temasla) bulaşma ihtimali için ise bütün dünyanın uyguladığı ve kuş gribi dahil bütün hastalıklardan korunmak için ayak,mesken,ekipman ve taşıyıcı araçların dezenfeksiyonu yapıldığında bu tür riskler ortadan kalkacaktır.Kaldı ki kuş gribi virüsünün piyasada kolayca bulunabilinen her türlü (asidik/alkali) dezenfektanla yok olabilmektedir. Kurban önlemlerinin detayı için tıklayınız.
Maalesef, 1985 yılından bugüne kadar Tarım ve Köyişleri Bakanlığı bünyesinden Veteriner Teşkilatlarının kaldırılması sonucunda oluşturulan yeni teşkilat yapısının yetersizliğinin, hayvanlardan insanlara geçen diğer hastalıklarda olduğu gibi Kuş Gribinde de gelişmiş ülkelerdeki uygulamaların seviyesine gelinememiştir. Acil çözüm olarak mutlaka Avrupa Birliği normlarına uygun, Tarım Bakanlığı bünyesinde Veteriner İşleri ve Gıda Güvenliği Genel Müdürlüğü ve Taşra teşkilatı kurulmalıdır.